Camiler

Fatih Camii



 

           Fatih Sultan Mehmet’in 29 Ağustos 1473 tarihinde Otlukbeli Savaşını kazandıktan sonra Şebinkarahisar’a gelişinde yapılmaya başlandığı ve beş yılda tamamlandığı yazılıdır. Caminin, ilk olarak ahşaptan yapıldığı, iki defa yandığı ve bu yangınların ardından taş malzeme ile yenilendiği ifade edilmektedir. Kaynaklar, günümüzdeki Fatih Camisinin, 1888 yılında Rasih ve Mahmut Paşalar tarafından yaptırıldığını kaydetmektedir. Caminin 1939 depreminde çöken kubbelerinin 1950 yılında onarılmış, ayrıca yapı 1977 yılında küçük bir onarım geçirmiştir.  Yüksek bir teras üzerinde ve geniş bir avlu içerisinde yer alan yapı, kuzey – güney doğrultusunda uzunlamasına dikdörtgen planlı (17.70 X269,60 m.) olarak inşa edilmiştir. Tamamen düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilen yapı, içten sıvanıp boyanmıştır.  Caminin kuzey cephesinde yer alan ve ortada iki adet yekpare taş sütun üzerine oturan üç gözlü son cemaat yeri, günümüzde camekânla kapatılmış durumdadır.  Üç basamaklı bir merdiven ile ulaşılan giriş bölümünün üzeri, iki adet ahşap sütunla taşınan sundurma ile örtülüdür.  Son cemaat yerinin doğusu, imam odası olarak düzenlenmiş olup, batısında minare yer alır. İmam odası olarak düzenlenen kısmın doğu ve kuzey duvarlarında alt sırada birer adet dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı, üst sırada ise küçük boyutlu yuvarlak formlu birer pencere yer alır. Son cemaat yerinin batısından yuvarlak kemerli bir kapı ile minareye geçiş verilmiştir. Harimin giriş bölümü, kemerlerle üçe ayrılmıştır. Ortada giriş kapısı, bunun iki yanında da mukarnas kavsaralı, birer mihrabiye nişi ve birer pencere yer alır. Pencereler, dikdörtgen formlu, kademeli ve silmeli ikili yuvarlak kemer açıklıklı ve demir şebekelidir. Silindirik formlu mihrabiye nişlerinin üzerinde dikdörtgen pano içerisinde kitabe kuşağı vardır. Taç kapı, dikdörtgen çerçeveli olup, basık kemerli bir açıklığa sahiptir. Ayrıca harimin, doğu ve batı cephelerin kuzeyine yakın bir yerde, dikdörtgen formlu, basık kemerli ve iki kanatlı birer girişi daha vardır. Girişlerin üzeri sundurma ile kapatılmıştır. Yapının cephelerini enlemesine ikiye bölen ve bütün cephelerini dolanan dört kademeli silmeden oluşan bir korniş vardır. Bu korniş alt ve üst sıra pencerelerinin arasından geçer. Cephelerdeki en önemli mimari eleman olan pencereler, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemer açıklıklıdır. Kemer kilit taşları kemer sorgucu şeklinde dışa taşırılmıştır.
             Harime, dikdörtgen formlu, basık kemer açıklıklı ve iki kanatlı ahşap bir kapı ile girilir. Girişin hemen üzerinde yer alan mahfil, girişin her iki tarafında yer alan 15 basamaklı merdivenlerle çıkılır. Mahfil, ortada mukarnas başlıklı iki adet yekpare sütuna, yanlarda ise duvara oturur. Sütunlar, üç adet kemerle birbirine bağlanmıştır. Mahfilin orta bölümü, doğu-batı yönlü tekne tonoz, yan bölümleri çapraz tonoz şeklinde düzenlenmiş olup, her bölüm öne doğru yarım yuvarlak şeklinde çıkma yapmaktadır. Ahşap olan korkuluklar, altta ters palmet sıralarından oluşur. İç mekanda duvar yüzeyleri sıvanıp, boyanmıştır. Herhangi bir süsleme unsuru yoktur. Güney kenardaki duvar yüzeyi, plasterler üzerine oturan, yuvarlak kemerler ile üç bölüme ayrılmıştır. Duvar yüzeyinin ortasında yer alan taş mihrap, çokgen nişli ve yedi sıra mukarnas kavsaralıdır. Kavsaranın üçgen köşeliklerinde altın yaldızla boyalı bitkisel motifler yer alır. Kavsara üzerindeki dikdörtgen pano üzerinde “Âl-i İmran” suresi 37. ayetten alınan “Küllemâ dehale aleyhâ Zekeriyye’l-Mihrâb” (Zekeriya onun yanına mihraba her girdikçe…) yazısı vardır. Alınlık kısmı yuvarlak kemer şeklinde olan mihrabın, iki yanında plasterler iki bölümlü olarak düzenlenmiştir. Her iki bölümün de volütlü ve sarkıtlı başlıklarla belirginleştirildiği dikkati çeker. Mihrabın sağ yanında yer alan minber kapısının iki yanında kare altlığa ve dilimli gövdeye sahip birer sütun bulunur. Giriş, dikdörtgen formlu ve düz lentoludur. Girişin üzerinde, dikdörtgen bir pano içerisinde hat örneği vardır. Girişin tepeliği, ortada ay – yıldız motifinin iki yanında birer volüt şeklinde oluşturulmuştur. Minberin üçgen şeklindeki aynalık kısmı sadedir. Korkuluk kısmı ise yan yana beş adet kare pano, bu kare panolar içinde de birer daire motifleri bulunur. Köşk kısmı, altıgen gövdeli dört adet sütuna oturur. Minber, düz bir silme ve üstündeki bir sıra diş motifinden oluşan kornişten sonra cam külahla sonuçlanır. Minberdeki taş süslemeler altın yaldızla süslenmiştir.
             Caminin ana mekânı, ortada dört sütunla taşınan bir merkezi kubbe, merkezi kubbenin dört köşesinde küçük boyutlu birer kubbe ve küçük kubbelerin arasındaki tekne tonozlarla örtülüdür. Buna ilaveten kuzeydeki iki sütun ve köşelerde çapraz tonoz, ortadaki tekne tonozlu girişi sayarsak, üç sahınlı camide örtü ve sütun sayısı artmaktadır. Üst örtüyü taşıyan sütunlar, mukarnas başlıklı olup, birbirlerine ve duvarlardaki gömme ayaklara sivri kemerlerle bağlanır. Merkezi kubbenin kasnağındaki dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemerli sekiz adet pencere, iç mekanın aydınlanmasında büyük katkı sağlar.  Kuzeybatı köşede yer alan minaresi, kare kaideli, soğan biçimli pabucu olan, onaltıgen gövdeli ve tek şerefeli olup, üstte konik bir külah üzerine oturan alemle son bulur.

 
Fahreddin Behramşah Camii

                 
         
İlçemizin Avutmuş mahallesinde bulunan cami
ye ait herhangi bir kitabe yoktur. Kaynaklar, yapıyı Mengücek Beyi Muzafferüddin Muhammed’in inşa ettiğini belirtir. Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kareye yakın planlıdır (11, 47 X 12, 34 m.). Beden duvarlarında malzeme olarak kalın derzli moloz taş kullanılmıştır. Harimin üzeri, sivri tromlarla geçilen, sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Harimin kuzey cephesinde, üç gözlü son cemaat yeri ve son cemaat yerinin doğusunda da minaresi bulunur. Revak şeklinde düzenlenmiş olan son cemaat yerinin yanları kapalı tutulmuştur. İki adet yekpare taş sütunu birbirine bağlayan üç sivri kemerle dışa açılan son cemaat yerinin üzeri, pandantif geçişli üç kubbe ile örtülüdür. Yapı, batısından geçen yol seviyesinden 3. Aşağıda kaldığı için, son cemaat yerine taş bir merdiven ile inilir. Son cemaat yerinin doğusunda bulunan minare taş kaideli ve tuğla gövdeli olup, tek şerefelidir. Minarenin pabuç kısmının köşeleri pahlanmıştır. Depremde zarar gören minare VGM tarafından aslına uygun onarılmıştır. Şerefe altına, tuğlaların farklı yönde dizilimleriyle kirpi saçak şeklinde bir görünüm kazandırılmıştır. Şerefeden sonra incelerek yükselen petek kısmının üstünde konik külah yer alır. Ana mekânın kuzey cephesi ortasında yer alan giriş kapısı, kare formlu olup, giriş açıklığı sivri kemerli bir niş şeklinde vurgulanmıştır. Kapının iki yanında birer adet pencere yer alır. Bu pencereler dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı olup, üzerinde sivri bir hafifletme kemeri yer alır. Ayrıca yapının, doğu ve güney cephelerinde ikişer pencere daha vardır. Pencerelerin tamamı dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı ve demir şebekelidir. Yapının batı cephesi tamamen sağır olarak düzenlenmiştir. Yapıya oranla yüksek tutulan kubbe kasnağında kare formlu, yuvarlak kemer açıklıklı dört adet pencere bulunur. Harimin kuzeyinde yer alan tek yönlü mahfile girişin doğusunda yer alan bir merdiven ile ulaşılır. Köşk kısmı bulunan mahfil, ortada iki adet ahşap direkle desteklenir. Mihrap nişi yarım yuvarlak formludur. Minber ahşap olup, sonradan yaptırılmıştır.